25 Eylül 2010 Cumartesi

just something

bi arkadaşım insan duygularını nasıl yener diye sordu..
hadi onu konuşalım..
nasıl yener?
yada duygu?
ilk yaklaşım duygusal olmayarak denileblir.. ama burda ki durum duygusal olduktan sonraki durum.. haliyle arkasından ne yapmak gerekiyor ona bakmak lazım..
düşünmemek lazım deme bana göre en kolay ve en kesin cevap..
peki düşünmemek içn ne yapmak lazım..
?
duygusal olacağımız konulardan uzak durmak. Eğer ki kendinize acı çektirmeyi sevmiyorsanız benim gibi uzak durun..
yada "s.ktir git"demeyi bilmek lazım.. umursamaz olmak lazım..yani sonuncua bir kere geçiyoprsunuz hayatta bir andan.
sonra başka anlar geliyor.. vs vs..

kaybetmek insanlığa has değil.. ama kaybetmeyi hazmetmek insanlığa has bi davranış..
kaçmak değil bu.. ama derdin acısından kurtulmak..
biliyorum şu an karışık bişeyler yazıyorum.. ve bunda az önce içtiğim yarım şişe vodkanın etksi var..
ama öyle işte..

21 Eylül 2010 Salı

o an modada..

o an..
işte o an öyle bi hava olmalı ki.. Dallar yavaştan oynamalı..
Hafif rüzgar esmeli..
kimse küfür etmemeli sıcağa bir yaz günü öğleden sonrasına..
herkes mutlu olmalı..

elimde bir kitap olmalı bitmemiş..
gözümde az kirli bir gözlük.. yok yok gözlük temiz olmalı.. o an en temiz halimle bakmalıyım modadan sahile..
Hani uzanıp tutmak istemeliyim martıları yaşlı ellerimle..
ufak bir masam olmalı.. Üzerinde pis yaşantımdan kalan paralarla alınmış tatlı bir şarap..
Yarısı içilmiş olmalı hayatımın yarısını paylaştığım kadınımla..
Unutmayım diye kaldığım sayfayı, arasına koyduğum ayraç bir kuş tüyü olmalı kadnımın elleri gibi..
sonra o an güneş batarken.. Hani o ufukta birleşirken denizle güneş.. Hani bizi birakıp denizin koynuna girerken güneş..
Uyumalıyım.. En tatlı uykuları yaşadıktan sonra hayatta..
Uyumalıyım bir daha uyanmayacasına..
Geride kalanım gelmeli, yanağımdan öpmeli..
Ve birdahaki ilk randevumuzu beklemeli...