11 Şubat 2009 Çarşamba

tüh olmadı şimdi...

geçen gün bi arkadaşım bana bilgisayarıyla ilgi bir sorununu söyledi.. mouse düzgün çalışmıyormuş.. bende ona yeni bir mouse almasıı söyledim.. çünkü mouseların çalışmaması çok çok çok büyük bir ihtimalle bozulmalarından kaynaklanır.. ama o beni dinlemedi.. ille de virüs illede virüs.. nod32 yüklettim.. olmadı.. en sonunda dedim format at.. o da bin tane laf döktüm de anca kabul etti.. :) bir tane dvd verdim.. benim de kullandığım perfect xp diye düzenlenmiş bir xp cdsi.. ben bayağa beğenmiştim bu dvdyi.. fakat ki driversız bir versiyonu olduğu için biraz sorunlar oldu:D en önemli sorunlardan biride ses sorunu.. Hani bilgisayarcılar bilgisayarları sattığında bi kutu verirler bize ve derler ki '' bak bu kutuyu sakın kaybetme'''



Evet o kutu kayıpmış.. haliyle içindeki anakartın driver cdside kayıp..

Gerçi en son yüklemede doğrusunu bulduk ama çalışmadı.. muhtemelen format ile ilgili bir problem var.. en iyisi tekrar format at diyorum ama dinlemiyor yine beni.. N'apalım dinlemesin:) yine dediğime gelecek:D



ve nalet olsun ki bi saatir resim arıyorum eklemek için ki bulamadım ama...

o yüzden önüme gelen ilk resmi ekliyorum:D



6 Şubat 2009 Cuma

kendini boşlukta hissetmek..

her insan dönem dönem kendini boşlukta hisseder sanırsam.. böyle hiç birşey yapası gelmez.. aslında gelir de yapacak birşey bulamaz.. işte bana da bazen böyle ouyor.. kendimi boşlukta hissediyorum.. hiç birşeyler igili olmasa da böyle sonuçlar ortaya çıkıyor..

bunu nedenini araştırdım açıkçası ben :) tabi bir arkadaşım bu araştırmamla ilgil dalgada geçti benimle ama olsun;)





bakın insanlar kendini boşukta hissetmek duygusu için neler söylemiş..






'' kanaatimce, kendini boşlukta hissetmek bilgisayar çağında hortlamış bir sorundur. eskiden uyuyordu heralde ama şu yaşamda ve şu yaşam tarzında sıklıkça karşımıza çıkıyor. aidiyet belli başlı bir sorun iken aidiyetten yoksunluk apayrı bir konsept olarak karşımıza çıkıverir. hayata karşı takınılan tavırlarda, edinimlerden kaynaklanan tutku eksikliği ve öğrenilmiş umutsuzluk "boşluk"tan söz ediliyorsa bunun en önemli nedenleridir. ve gördüğüm kadarı ile akheron balıkçısı bunu kendisine temel olarak alıp egosuna şirin oyunlar oynamaktadır binlerce insanın yaptığı, yapmakta olduğu gibi. tanrı zaten inanılmayacak kadar saçma bir olaydır, hırs ve tutku kapitalizm ile körüklenen absürdlüklerdir, umut ise şu zamanda, şu toplum yapısı ile çok uzaktır. realizm denilen şey de budur. ama bu şekilde oluşan bir düşünce yapısını, çevrenizde ki bireyleri düşünerek kendinizi farklılaştırma tandanslı öne çıkarırsanız bırakın felsefeyi, mantıklı bir düşünce altyapınız bile kalmaz. tek başına hayattan bir "mana" ya da "doluluk" beklemek hayatın kendisi kadar anlamsızdır. bu anlamda şekillendirici olan bizler, bütün gün havlamak yerine bazı bazı ısırmayı tercih etmeliyiz:) diyorum.. başka da bir şey demiyorum.. ''



sınırlı bir açıklama ama keşke ''başka da birşey demiyorum'' gibi saçma bi sonla bitmeseymiş:)





bakın bu konuda ekşi sözlükte nerler yazılmış:



ancak boşluktayken kendini hissedebilmek, aksi takdirde kendini hissedememek.





oss den sonraki ilk gün içinde bulunulan ruh hali. (olabilir sanırsam:) )



yapacak dunya kadar isin olmasina ragmen, hicbir sey icin kilini kipirdat(a)mamak.gerceklestirmek istedigin bir dolu planin olmasina ragmen, hepsini ayni anda ayni siddetle istediginden dolayi hicbirini gerceklestirememek.eskiden oldugu gibi sinavlara ayni azimle calisamamak, ders dinleyememek.zamanin onune gec(e)memek. aslinda bir yandan icinde bulundugun ruh halinden kurtulma istegiyle zamanin gecmesini isterken, ote yandan da gecen zamanda bir bok yapmamanin dayanilmaz hafifliginden dolayi kendini suclu hissetmek."ne olacak benim bu halim" sorusunu her dakka kulaklarinda hissederken, bunu baskalarina hissettirmemek icin caba gostermek. ara ara boyle depresyona girmis gibi hissedip ama iki gun sonra hicbir sey olmamis gibi yoluna devam etmek (ya da oyle oldugunu sanip kendini kandirmak, avutmak).bir boku beceremiyormus gibi hissedip, yapabildiklerini bazen yapamaz hale gelmek..



ve bunlar gibi bir çoğu var..

peki biz nasıl bu durumdan kurtulacağız? neler yapmamız gerekiyor?



ben böyle durumlar yüzünden kendimi müziğe verdim.. iyikine de vermişim:) bana bi çok zaman yardımcı olmuştur müzik.. bisiklete binmek de öyle ama.. çok canım sıkılır kendimi öyle hissedersem son sürat yokuş aşağı ve gözüm kapalı inmeyi tercih ediyorum..





5 Şubat 2009 Perşembe

ilk şarkım..






bugün bir jest olması açısından;) müzikle uğraştığım zamanlar içnde yaptığım ilk şarkımın söz ve akorlarını yazacağım...

kim bilir belki birgün bi yerde duyarsınız... =)






''... soğuk ve gereksiz bir yaşam


içinden gelenleri yapmak mümkün değil


hayat seni yormak için... yaşamak mükün değil...




yağmur içimi ıslatana kadar, ayrılmam ben bu dünyadan.
yağmur içimi ıslatana kadar kaçamam ben bu dünyadan..



yağmur var seni ıslatıyor, beni ağlatıyor..
yağmur var içimi ıslatıyor ,seni güldürüyor
güldürüyor, ağlatıyor''






bu arada akorları yazmayı unuttum=) ama yazsamda zaten bi anlam ifade etmez.. çünkü melodiyide koymadım buraya... =)


belki bi kaç haftaya kayıdını yapar link olarak buraya veririm..


;)




3 Şubat 2009 Salı

çok birşey istemiyorum aslında..

çok bir şey istemiyorum aslında.. sadece bir gitar bir oda.. bir amfi.. kimse beni aramasın, sormasın.. kendi halimde sabahtan akşama kadar çalayım..
Hayalimde bir gitar var uzun zamandır.. Gibson les paul goldtop.. tam çalmak istediğim yapmak istediğim müziğin gitarı.. ama biraz tuzlu=) 3,000 avrocuk falan.. tabi yanında da 1000 dolarlık bir amfi onunla birlikte 500-600 $ değerinde de efect aleti..






Müzik şüphesiz ki hayatımın vazgeçilmezi.. O yüzden her zaman müzik konusunda konuşabilirim.. Ki beni tanıyanlar müzik ile ilgili bir sohbette yüzümün nasıl olduğunu çok iyi bilirler.. Belki de her insan için böyledir.. Sevdiği bişey hakında konuşurken yüzününü değişmesi, istem dışı gülümsemesi.. Bir arkadaşım var mesela, o da dalmayı çok seviyor..Yüzyüze bu konuyu konuşmadık ama internette bile konuşurken hissedebiliyorum yüzünün istemdışı gülümsediğini.. en azından bana öyle geliyor=)


Eğerki birgün hayatımdaki müzik susarsa bende susmuş olacağım.. Notaların insana kattığı o hayal gücünü hiç birşeye değişemem galiba..
bu arada bilmeyenler için bu gitarın tanıtım videosu;)
bir tanede şarkı olsun benden;)

2 Şubat 2009 Pazartesi










yeni şarkılardan sevdiğm bi kaç tanesi var..
birincisi Franz Ferdinand-Take me out http://www.dailymotion.com/video/xamh_franz-ferdinand-take-me-out
bu şarkıyı ve sarkıcıyı daha yeni keşfettim.. çok eğlenceli ve bir o kadar da güzel..

diğer şarkı ise hani şu milletin son zamanlarda çok sevdiği şarkılaradn biri.. =)




Aslında pek tarzım değil ama son zamanlarda bu tarz şarkılarla da ilgilenir oldum..
eh işte ''ben bazen'' =) böyle şarkıları da dinliyorum..